Namık Kemal

Namık Kemal
22 Aralık 2012 tarihinde eklendi, 13 kez okundu.

Biz 21 Aralık’la ilgili Maya Takvimi’nin kıyamet kopacak mı kopmayacak mı kehanetine gömülüp kalmışken Vatan Şairi Namık Kemal’in doğum yıldönümünü unuttuk. Birgün gecikmeyle de olsa Milli Şairimiz Namık Kemal’i sizlere tanıtarak anılmasına vesile olmak istiyoruz.

Namık Kemal’in Hayatı

Milli Şairimiz 21 Aralık 1840’ta Tekirdağ’da doğdu. Dönemin şairi Eşref Paşa asıl adı Mehmed Kemal olan şairimize Namık adını vermiştir. Böylece şairimizin adı bugün bilinen şekli olan Namık Kemal olarak ünlenmiştir.

Namık Kemal’in babası II. Abdülhamit döneminin müneccimbaşı görevinde bulunmuş olan Mustafa Asım’dır. Annesinin erken ölümü üzerine Namık Kemal küçük yaşta dedesi Abdüllatif Paşa yanında yaşamak zorunda kalmıştır. Dedesinin görevi nedeniyle Rumeli’nin ve Anadolu’nun çeşitli şehirlerini görüp bu kentlerde yaşama imkanı buldu. Bu süreçte Arapça ve Farsça’yı oğrendi.

Daha sonra İstanbul’a dönen Namık Kemal, 1863 yılında katip olarak Babiali Tercüme Odası’na girdi. Bu görevde iken birçok ünlü şair ve yazarla tanışma imkanı bulmuştur.

Namık Kemal daha çocuk denecek yaşlarda şiirler yazmaya başladı. Bu ilk şiirlerinde döneminin önemli şairlerine nazireler dikkati çeker. Bu dönem Namık Kemal için tam bir etkileşim dönemi olmuştur. Namık Kemal tamamen edilgen olan Divan Edebiyatı’nın biçimlerini kullanarak döneminin popüler kavramları olan vatan millet sevgisi, milliyetçilik gibi kavramları çok güzel işlemiştir. Bu görüntü de şairimiz Namık Kemal’in Vatan Şairi olarak anılmasına yol açmıştır.

Namık Kemal 1865 yılında İttifak-ı Hamiyet adıyla gizli olarak kurulan ve daha sonra Yeni Osmanlılar Cemiyeti adıyla ortaya çıkan derneğe katıldı. Bir taraftan da Tasvir-i Efkar Gazetesi’nde dönemin yönetimini eleştiren yazılar yazmaya başladı. Zaten gazete de o yazılar sebebiyle 1867’de kapatıldı.

Namık Kemal bu süreçte İstanbul’dan uzaklaştırılmak amacıyla Erzurum’a Vali muavini atanması üzerine Ziya Paşa ile birlikte Avrupa’ya Paris’e  kaçtı. Böylece Namık Kemal için sürgün hayatı da başlamış oldu.

Namık Kemal bir süre sonra Paris’ten Londra’ya geçti. Londra’da Ali Suavi’nin Yeni Osmanlılar Cemiyeti adına Çıkardığı Muhbir Gazetesi’nde yazılar yazmaya başladı. Devamında Ali Suavi ile anlaşamayınca Muhbir Gazetesi’nden ayrıldı ve Fazıl Paşa’nın desteğiyle Hürriyet Gazetesi’ni çıkarmaya başladı.

Hürriyet Gazetesi’nin çıkarılması konusunda da çeşitli anlaşmazlıklar çıkınca desteksiz kaldı.  Bunun üzerine 1870 yılında Hüsnü Paşa’nın davetiyle İstanbul’a döndü.

1872 yılında arkadaşlarıyla birlikte İbret Gazetesi’ni kiraladılar. Aynı yıl içinde çıkan bir yazı üzerine gazete dört ay süreyle kapatıldı. Namık Kemal de İstanbul’dan uzaklaştırılmak amacıyla Gelibolu Mutasarrıflığı’na gönderildi.

Gelibolu Mutasarrıflığı sırasında Vatan Yahut Silistre piyesini yazdı. Bu piyesin İstanbul Gedikpaşa Tiyatrosu’nda oynanması sırasında seyircilerin coşup “Kemal’i isteriz” diye slaganlar atıp olay çıkarması üzerine Namık Kemal ve arkadaşları tutuklandı.

Bu tutuklamanın sonucu Namık Kemal için Kıbrıs Magosa’da kalebentlik sürgünü oldu. Namık Kemal için bu kalebentlik yılları edebiyat açısından çok verimli oldu. Birçok eserini burada yazdı.

Namık Kemal Kıbrıs Magosa kalebentliğinden affedilince, Midilli Adası’na,  Rodos Adası’na ve Sakız Adası’na peşpeşe Mutasarrıf olarak sürülmüştür.

Son görev yeri olan Sakız Adası’nda 2 Aralık 1888’de vefat etti. Vasiyeti yerine getirilerek Gelibolu Bolayır’a defnedildi.

Edebi  Tavrı

Namık Kemal Tanzimat Edebiyatı birinci kuşak sanatçısı olarak gelecek nesillere yol gösterici olmuştur. Edebiyatın hemen her alanında eserler vermiş bir şahsiyettir.  Modern edebiyatın türleri olan roman ve piyes türünün ilk örneklerini vermiştir. Bu örnekler biçimsel olarak pek iyi olmasalar da içerik açısından mükemmel eserler olmuşlardır. Edebiyatın sanat için sanat anlayışının yanında toplum için sanat anlayışı ile yazılabileceğini gelecek kuşaklara gösteren eserler olmuşlardır.

Namık Kemal şiirde eski edebiyatın (Divan Edebiyatı) biçim anlayışından kurtulamamıştır. Fakat konu olarak bütün şiirlerinde toplumsal ve sosyal konuları işleyerek eski şiirden tamamen ayrılmıştır.

Edebi eserlerinin hepsinde hürriyet, vatan, millet, hizmet, adalet vb. konularını işlemiştir. Özellikle vatan millet sevgisini çok coşkun bir şekilde işlemesi onun “Vatan Şairi” ünvanını almasına vesile olmuştur.

Namık Kemal edebiyatta dil konusunda sade bir kullanılmasını savunmuşsa da, divan edebiyatı anlayışıyla yetiştikleri için, dönem arkadaşlarının çoğu gibi süslü dil anlayışından pek kopamamıştır.

Eserleri:

Piyesleri:
Vatan Yahut Silistire
Zavallı Çocuk
Akif Bey
Celaleddin Harzemşah
Kara Bela

Romanları:
İntibah
Cezmi

Eleştirileri:
Tahrib-i Harabat
Takip
Renan Müdafaanamesi
İrfan Paşa’ya Mektup
Mukaddeme-i Celal

Tarihi Eserleri:
Devr-i İstila
Barika-i Zafer
Evrak-ı Perişan
Kanije
Silistire Muhasarası
Osmanlı Tarihi
Büyük İslam Tarihi

Diğer Eserleri:

Rüya

Namık Kemal’in Ölümünden Sonra Yayımlananlar

Namık Kemal’in Mektupları

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git